Suriye'deki iç savaş, 2011 yılından bu yana farklı dinamiklerle devam ederken, son günlerde Suriye ordusu Deyr Hafir'de gerçekleştirdiği yeni operasyonla dikkatleri üzerine çekiyor. Bölgedeki stratejik önemi giderek artan bu operasyon, YPG/SDG unsurlarının Fırat'ın doğusuna doğru büyük bir geri çekiliş yaşamasına neden oluyor. Bu durumu, bölgesel dengeler üzerindeki etkileri ve olası sonuçları üzerinden değerlendirmek büyük önem taşıyor.
Suriye ordusu, Deyr Hafir'i hedef alan yeni bir askeri operasyon başlattı. Bu operasyon, cihatçı gruplara karşı sürdürülen geniş çaplı bir mücadelenin parçası olarak öne çıkıyor. Deyr Hafir, stratejik konumu ve zengin petrol yataklarıyla ön plana çıkan bir bölge; bu nedenle burada yaşanan askerî gelişmeler, sadece Suriye'deki dinamikleri değil, aynı zamanda bölgedeki güç dengelerini de etkileyebilir.
Suriye ordusunun Deyr Hafir’deki askeri harekâtı, özellikle YPG/SDG unsurlarının bölgeden çekilmesine neden oldu. Bu gidişat, YPG/SDG'nin Fırat'ın doğusuna çekildiği anlamına geliyor. Aslında, YPG/SDG, Çağdaş Kürt güçleri olarak; Suriye'nin kuzeyinde ve doğusunda belirli bir özerk bölge oluşturmayı amaçlayan ve bu hedef doğrultusunda son yıllarda uluslararası alanda destek bulan bir güçtür.
Fırat'ın doğusunda meydana gelen bu geri çekiliş, sadece askeri bir strateji değil, aynı zamanda Suriye ordusunun kontrol alanlarını genişletme çabasıyla da ilişkili. Bölgedeki dengelerin değişmesi, Suriye hükümetinin uluslararası arenada daha fazla tanınmasına ve daha güçlü bir müzakere pozisyonuna sahip olmasına zemin hazırlayabilir. Bu durum, Türkiye’nin de içinde olduğu bölgesel aktörlerle olan ilişkileri üzerinde de etkili olabilir, zira Türkiye, YPG/SDG’nin sınır güvenliği için bir tehdit oluşturduğunu ileri sürmektedir.
Deyr Hafir'deki gelişmeler, sadece Suriye ordusuyla sınırlı kalmıyor. Bu operasyon, YPG/SDG’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesiyle birlikte, ABD’nin bu bölgedeki varlığını nasıl etkileyeceği konusunda da soru işaretleri yaratıyor. ABD, YPG/SDG'yi IŞİD'e karşı mücadelede önemli bir müttefik olarak gördü; ancak Suriye ordusunun Deyr Hafir’deki operasyonları, Washington’un yerel güçleri destekleme politikasını sorgulatıyor. YPG/SDG’nin Fırat'ın doğusuna çekilmesi, aynı zamanda IŞİD’in yeniden güçlenme olasılığını artırabilir.
Öte yandan, YPG/SDG’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, bölgede yeni bir güç boşluğuna yol açabilir. Bu durum, cihatçı grupların yeniden toparlanması için fırsat yaratabilir, bu da güvenlik açısından endişe verici bir durum. Deyr Hafir’deki operasyon, Suriye ordusunun askeri gücünü artırmasına olanak verirken, YPG/SDG’nin de ne yönde bir strateji geliştireceği ise merak konusu.
Sonuç olarak, Suriye ordusunun Deyr Hafir’deki yeni operasyonu, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilirken, YPG/SDG’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesiyle birlikte yeni bir dönem başlayabilir. Bu gelişmeler, Suriye’nin geleceğini ve bölgedeki uluslararası ilişkileri doğrudan etkileyen dinamikler olarak öne çıkmaktadır. Suriye’nin iç savaşında yaşanan bu yeni evre, hem yerel hem de uluslararası aktörler için önemli stratejik sonuçlar doğurabilir.